Haziran, 2007 için arşivler

Eski bir muhabirin Cumhuriyet itirafları

 

Yalan haber ve yalan köşe yazısı yazan insanlarla çalıştığını söyleyen gazeteci Fuat Kozluklu, tamamen yalan bir lunapark haberinin Cumhuriyet’te nasıl manşet olduğunu anlattı.

 

Gazeteci Fuat Kozluklu, Türkiye’de yalan haber ve yalan köşe yazısı yazan insanlarla çalıştığını belirterek tüm kavgasının haber ve gazetecilik üzerine olduğunu söyledi.

 

Gazeteci Fuat Kozluklu, Cihan Haber dergisine Türk medyası ile ilgili değişik açıklamalarda bulundu.

 

Kozluklu, Türkiye’de yalan haber ve yalan köşe yazısı yazan insanlarla çalıştığını belirterek tüm kavgasının haber ve gazetecilik üzerine olduğunu söyledi.

 

Toyluk dönemlerinde yanlış, iyi araştırıp soruşturmadan dedikoduyu haber diye yazdığını söyleyen Kozluklu, bu durumu şöyle anlattı: “O zaman Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışıyordum. Vatan Caddesi’nin üzerinde bir lunapark vardı. Orada etekli bir kadın şeklinde dönme dolap vardı. Üzeri branda ile kapatılmıştı. Hani Fatih bölgesine de giriyor diye, lunaparktaki o kadın figürlü dönme dolap için geldim ve şöyle yazdım: “İslamcılar dönme dolaptaki etekli kadına tahammül edemediler” Cumhuriyet Gazetesi’nde kocaman çıktı hem de birinci sayfada. Yalan haberdi, çok kötü, yazıklar olsun bana.”

 

Kozluklu, 28 Şubat sürecinde ABD’ye gelmiş olan dönemin önemli generallerinden Çevik Bir ve Milli Güvenlik Kurulu Genel (MGK) Sekreteri İlhan Kılıç’ın söylediklerini Cumhuriyet’e haber olarak gönderdiğini ancak sansürlendiğini belirterek şunları söyledi: “28 Şubat sürecinde Ülker Grubu için “yeşil sermaye” diyorlardı. Ama ne zaman ki Cumhuriyet Gazetesi’nin içinden bir adam Ülker Grubu’nun yönetim kuruluna alındı, Ülker Grubu “yeşil sermaye” olmaktan çıktı. Bunları söylediğim için “kavgacı ve geveze adam” oldum. Cumhuriyet’e çalıştığım dönemde, Hikmet Çetinkaya, Fehmi Koru’nun dünyaca ünlü ve köklü eğitim kurumu olan Harward Üniversitesi’nden mezun olup olmadığını sorgulattı. Boston’da Harward’a gittim. Belgesini buldum ve faksta geçtim, o faks da bende duruyor. Ama Hikmet Çetinkaya yayınlamadı. Kendisi lise mezunu mudur nedir, bilmiyorum bile. ABD’deki Türk okullarını ilk yazan ve fotoğraflayan benim. Mahkemeye verdiler, Cumhuriyet Gazetesi Fethullah Hoca’ya karşı bugüne kadar bir davayı kaybetmedi. O da bu davaydı ve Zaman Gazetesi’nde “Fuat Kozluklu burada haberin bütün kurallarını yerine getirmiş” diye yazdılar. Ama olayı saptırmak için başlığı “ABD’de Şeriat kampı” diye atan Hikmet Çetinkaya idi. Ben Cumhuriyet Gazetesi’nde yalan haber yazan, yalan köşe yazısı yazan yalancılarla çalıştım.”

 

Cumhuriyet Gazetesi’nin içerisinde olup bitenleri ‘www.sansursuz.com’ isimli sitede yazdığını ifade eden Kozluklu, “Sansürledikleri ilanları, çalışanlar arasında nasıl terör estirdiklerini, sosyal adaletsizliğe bayrak açıp çalışanlarının büyük bir kısmını kadrosuz, sigortasız çalıştırdıklarını yazıyorum. Benim de emeğim çalındı. 2 yıl kadrosuz, sigortasız ve komik ücretlerle çalıştırdılar. Ama bu 2 yüzlülük ve emek sömürüsü sadece Cumhuriyet’te değil her yerde var artık. Karşı kampta yer alanlar da aynı biçimde yalan haberlere, yönlendirmelere, kışkırtmalara imza atıyorlar. Yabancı bir gazeteci arkadaşım bana “sizin ülkenizin ajana, kışkırtıcıya hiç ihtiyacı yok” demişti. “Türklük”, “din”, “laiklik”, “vatan” “demokrasi” ya da “Cumhuriyet” iki dakikada elden gidebiliyor. Gazeteciler ortalıkta akbaba gibi dolaşabiliyor.” diye konuştu.

  More >

Cep Telefonuna Reklam Kabul Et, Para Kazan

Cep telefonuna reklam kabul et, para kazan

Ceyhun KUBURLU‘nun haberi

İnternet ve mobil platformda sıra dışı iş fikirlerine yatırım yapmak üzere, Teknoloji Holding bünyesinde geçtiğimiz yıl kurulan Embrio, ilk projesi Süper Teklif’i DataProfil bünyesinde hayata geçirdi.

Embrio’nun web sitesine yapılan 700’e yakın proje başvuru arasından seçilen ve tanıtım mesajları yayınlayan pazarlama platformu “Süper Teklif”, üyelerine gördükleri her reklam ya da anketten de para kazandıracak.

İZİNLİ PAZARLAMA PLATFORMU: “E-mail adresinize veya cep telefonunuza gönderilen tanıtım reklamları ve anketlerinden para kazanılmasını sağlayan izinli pazarlama platformu” olarak konumlanan Süper Teklif’in, Türkiye’deki ilk uygulama olduğunu belirten Embrio Genel Müdürü Hamit Kekeç, şu bilgileri verdi:

“ABD ve Avrupa bunun başarılı olmuş örnekleri var. Süper Teklif’in kendi adını taşıyan internet sitesine üyelik ücretsiz. Süper Teklif üyeleri istediği an üyeliklerini iptal edebilir, mesajları istediği sayı ve sıklıkta alabilir. Üyeler aynı zamanda mesaj almak istemediği reklamveren firmalar ile ilgili sınırlandırma yaparak kendi özgürlük alanlarını korurlar. Süper Teklif’in üye sayısı şu anda 378 bini aştı. Hedefimiz en kısa zamanda 1 milyon üyeye ulaşmaktır.”
More >

NASA uzayda elektrik üretecek

NASA uzayda elektrik üretecek

NASA’nın da içinde olduğu proje kapsamında uzayda elektrik enerjisi üreterek dünyada kullanmak için proje hazırlandı. Güneş ışınlarından üretilecek enerji, dünyaya mikroviyole ışınları ile yansıtılarak, kurulacak istasyonlarda elektriğe dönüştürülecek. Bu sayede sera gazlarının küresel ısınmaya etkisi de yok edilecek.

Pennsylvania Üniversitesi Mekanik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Noam Lior, 35 yıl önce düşünce olarak doğan uzayda güneş ışınlarından elektrik enerjisi elde etme ve bunu dünyaya ileterek kullanma düşüncesinin projeye dönüştüğünü söyledi. Projenin hayata geçirilmesinin önündeki tek engelin para olduğunu ifade eden Lior, kaynak bulunması halinde 15 yıl içerisinde uzayda üretilecek enerjinin dünyada elektrik olarak kullanılabileceğini vurguladı.Lior, başta ABD, Japonya, Fransa, Almanya olmak üzere uzay araştırması yapma kapasitesine sahip bütün ülkelerin projeyle ilgilendiğini söyledi.

DÜNYANIN ENERJİ KAYNAKLARI

Dünya nüfusunun 50 yıl içerisinde ikiye katlanmasının beklendiğini belirten Lior, bu nedenle enerji kullanımının da üç kat artacağını kaydetti. Enerji tüketiminin son 20 yılda iki kat arttığını vurgulayan Lior, ”Yeryüzündeki enerji kaynakları, tahminen yüz yıl daha yeter” dedi.

Dünyada enerji üretiminin küresel ısınmaya etkisi nedeniyle muhalif eylemlerin başladığını belirten Lior, buna karşın gelişen uzay teknolojileri ve enerji çevirme sistemlerindeki gelişmelerin, uzayda enerji üretiminin cazibesini artırdığını söyledi. Lior, ”Uzayda elektrik üretimiyle sera gazlarının atmosfere olumsuz etkisi yok edilecek. Ayrıca uzayda ısı çok düşük olduğu için güneş ışığı mümkün olan en etkili şekilde elektriğe çevrilebilir. Isı çok düşük olduğu için yüzde yüz oranında daha etkili üretim yapılabilir” diye konuştu.Uzayda, nükleer enerji de üretilebileceğine işaret eden Lior, bununla ilgili tehlikelerin henüz tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ülkelerin çekinceleri olduğunu bildirdi. Lior, güneş ışınlarından yararlanma konusunda ise ülkelerin hem fikir olduğunu kaydetti.
More >

Beyin gücünü kullanmanın 7 yöntemi!

Ayurveda ve beyin gücünüzü açığa çıkararak sağlıklı ve mutlu olmak elinizde. Yapmanız gereken tel şey bu haberi okumak ve 7 kolay yöntemi uygulamak. Hazır mısınız?
Hintlilerin eski tedavi sistemi Ayurveda, zihinsel performansa dair üç yaklaşım sunar:

Dhi : Öğrenme ve kavrama

Dhriti : Bilginin saklanması

Smriti : Hafıza ya da hatırlama gücü

Ayurveda uzmanı Rama Kant Mishra, “En iyi zihinsel performans ve zihinsel potansiyelin tam anlamıyla kullanılması için, bu üç etmenden her birinin en yüksek seviyesinde olması gerekir. Daha da önemlisi, üç etmen arasındaki koordinasyon en ideal seviyede olmalıdır,” demektedir. Ayurveda, sağlıklı bir yaşam için üç temel ögeye dikkat edilmesini önerir: beslenme, uyku ve yaşam tarzı. Aşağıda, Mishra’nın sunduğu ve beyin gücünü artıracak bazı ipuçları bulunmaktadır:

Saf ve “öğretici” gıdalar alın

Mishra, “Ayurveda’ya göre, vücut tarafından emilerek yüzde yüz fayda sağlanması açısından doğal ve saf gıdalar almak çok önemli” demektedir. Gıdalar, doğadaki halleriyle en besleyici değere sahip olur.

Genetik olarak değiştirilmiş, işlenmiş ya da arıtılmış gıdalar, doğal besin değerlerini büyük ölçüde yitirir. Mishra, bu tür gıdaların, zihinsel yeteneğe ilişkin üç özellik -kavrama, saklama ve hatırlama- arasındaki idraki ve koordinasyonu bozduğunu iddia eder.

Kutulanmış ya da suni katkı maddeleri ve koruyucular ile saklanmış ya da yapay renk ve tatları olan gıdalar da birer tabudur. Mishra, taze ve organik malzemelerle yemek pişirmenin daha fazla zaman ve çaba gerektirdiğini kabul eder ve şöyle der: “Ama, beyniniz ve aslında tüm sisteminiz, bunun için size teşekkür edecek ve daha yüksek performans göstererek çabalarınızın karşılığını ödeyecektir.”

Dengeli beslenmeye özen gösterin

Ayurveda, vejetaryen beslenme tarzını önerir. Mishra, “Tahıllar ve baklagiller, beyni besler” demektedir. Pişirilmiş yeşillikler yiyin. Meyve ve sebzeye ağırlık verin. Tatlı ve sulu meyveler, harika birer temizleyicidir; toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar.

Yağı tamamen bırakmayın; yağ, beyin dahil vücut genelinde bazı yaşamsal işlevlere sahiptir. Mishra, vücutta besleyici maddelerin emilimini engelleyen, yararsız ve ıvır zıvır yiyecekler ile şekerli içecekleri azaltmayı tavsiye eder.

Ayurveda’ya göre iyi beslenme alışkanlıkları, en az ne yediğiniz kadar önemlidir. Yemek yemek için oturmak, işe ya da başka aktivitelere odaklanmak yerine yemeğe odaklanmak, zevkini çıkararak yemek önemlidir. Buz gibi soğuk içecekler, sindirimi olumsuz yönde etkiler ve besleyici maddelerin vücut tarafından kolayca özümsenmesini engeller. Bu yüzden, çok soğuk içeceklerden uzak durulmalıdır.

Antioksidanların gücünü kullanın

Beyin, özellikle serbest radikaller, stresi tırmandıran oksijen tabanlı reaktif kimyasallar, kirlilik ve gıdalardaki kimyevi maddelerden gelecek zararlara karşı hassastır. Serbest radikallerin hastalık ve yaşlanma ile bağlantısı olduğu geniş kabul görmektedir. Bu yüzden antioksidanlar, beynin etkin çalışması için yaşamsal öneme sahiptir.

En yeni araştırmalar, yabanmersininin antioksidan değeri nedeniyle beyni besleyen önemli bir yiyecek olduğunu göstermektedir. Ayurveda’ya özgü antioksidan gıdalar arasında Amalaki olarak bilinen Hint bektaşi üzümü bulunur. Bu gıda, diğer baharatlarla birlikte en zengin C vitamini kaynağı olarak bilinir. Serbest radikallerden tam korunma için hücre duvarlarının içinde ve dışında etkili olabilecek bir antioksidan bulmaya çalışın.

More >

Cebindeki Dolar Ve Euro İle İzleniyorsun

İnternette sayıları giderek artan eylemciler, mikrodalga fırına atıp çipleri yaktıktan sonra, hurdahaş banknotları bankalarda eskileriyle değiştiriyor. Biri Bizi Gözetliyor(BBG) kabusunu yaşamamak amacıyla yapılan ilginç uygulama elbette pahalıya da malolabilir.

YTL banknotlarının giderek “Avrupa standartlarına” yaklaşmasıyla Türk ekonomisi de, müstakbel AB üyeliği ile birlikte kullanılmaya başlaması planlanan Euro’ya doğru ilerleyişini sürdürüyor. Avrupa ve ABD ise, hayatın her boyutunu sarmaya başlayan “Büyük Birader seni izliyor” paranoyasını daha da büyüten bir uygulamayı tartışıyor. Dolar ve Euro banknotlarına yerleştirilen elektronik çiplerin, kişilerin devlet tarafından adım adım takip edilmesine olanak sağlaması tepkilere neden oluyor.

RFID DEVRİMİ

Özellikle Batı ülkelerinde artan terör tehdidi üzerine tüm sokakları sarmaya başlayan güvenlik kameraları, bir de küreselleşme trendiyle artan reklam ve iletişim bombardımanıyla birleşince, “Acaba tüm hayatımız yetkililerin izlediği bir Biri Bizi Gözetliyor programına mı döndü” sorusu doğmuştu. Son yıllarda kullanımı giderek artan Radyo Frekansı Kimliklendirmesi (RFID) teknolojisi ile birlikte, otoriteler cebimize kadar girdi.
Herhangi bir ürüne yerleştirilerek satıcıların stok tutmasına yardımcı olduğu için kullanılmaya başlayan RFID çiplerinin kullanım alanı kısa sürede genişledi. Artık hemen her ürünün üzerinde bu çipten var. Hatta ABD’de bazı marketlerde müşteri, raftan aldığı ürünü sepetine atar atmaz ödemeyi yapmış oluyor. Zira çip, sepetteki benzeriyle iletişime geçtiğinde müşterinin kredi kartına ulaşıp gerekli meblağın hemen çekilmesini sağlıyor. Peki ya ürün üzerindeki çip, ürün satın alınıp müşteri dükkandan çıktıktan sonra da sinyal göndermeye devam ederse?

PARAYA DA GİRDİ

RFID çipinin yararlarını keşfeden devletler de, milli paraları üstüne bu çiplerin mikro ebatlarda olan versiyonunu yerleştirmeye başladı. Böylece sahte ve kara paraya karşı önlem alındığı söyleniyor. Fakat bu çipler, kimin üstünde ne kadar para olduğu ve kişinin o anda nerede bulunduğu gibi bilgilerin anında güvenlik birimleri tarafından izlenmesini de sağlıyor. Üstelik şüpheci uzmanlar, kara paranın küçük meblağlı banknotlarla dolaşıma çıkmadığını belirtiyorlar.

George Orwell’in bilimkurgu romanı 1984′deki gibi herşeyin ve herkesin devlet tarafından izlendiği bir kabus toplumunun oluşturulduğunu ileri süren birçok insan hakları aktivisti, son uygulamalardan şikayetçi. İnternette giderek elektronikleşen dünyada mahremiyet haklarının ihlal edildiğini savunarak protesto eylemleri düzenleyen birçok grup var.

En ilginç gruplardan biri, banknotların kısa bir süre mikrodalga fırına konarak çiplerin yakılmasını tavsiye ediyor. Yeni Euro banknotları içinde bir süredir iki küçük çip bulunuyordu. ABD’de yeni 20 dolarlık banknotların, dükkan kapılarındaki dedektörlerde bulunan alarmları hatalı biçimde çalıştırdığının farkedilmesiyle, Yeni Dünya’da da bu uygulamanın başladığı anlaşıldı.

More >